Site Loader

SOSYAL MEDYA ANNELİĞİNİN KARANLIK YÜZÜ

Sosyal medya, pek çok insan için bağlantı kurma, ilham alma ve hatta bir gelir kaynağı yaratma platformu haline geldi. Özellikle anneler arasında, hamilelikten itibaren başlayan ve çocukların büyüme süreçlerini adım adım paylaşarak geniş kitlelere ulaşan “anne blogger” veya “anne influencer” figürleri popülerleşti. Bu durumun bazı olumlu yanları yok değil. Destekleyici topluluklar oluşabiliyor, bilgi alışverişi yapılabiliyor ve bazı anneler bu platformlar üzerinden gelir elde edebiliyor. Ancak, madalyonun bir de karanlık yüzü var: çocuklarının mahremiyetini ve refahını ikinci plana atarak, takipçi sayısını artırma hırsıyla hareket eden anneler.

BİZ OLAYI ÇOK YANLIŞ ANLAMIŞIZ

Geçtiğimiz yıl yapılan bir araştırma sonucunda Türkiye’nin Dijital Karnesi başlığıyla yayınlanan rapor içerdiği istatistik bilgileri nedeniyle büyük ilgi çekmişti. Raporda, Instagram uygulaması, kullanılan sosyal ağ programlarının lideri olarak yer aldı. Her ne kadar interneti kullanan kişilere sorulduğunda internet kullanım amacının Bilgiye ulaşmak olduğunu söylese de istatistik sonuçları ve son günlerde yaşananlar durumun pek de öyle olmadığını gösteriyor.

İNSANSIZ BİR DÜNYA DÜŞÜNÜLEMEZ

Ürettiğimiz her hizmet veya malı insanlar için üretirken neden onları bu ekosistemin dışına çıkarmaya çalışıyoruz? Zaman zaman gezegenimizdeki en değerli varlığın bizler yani insanlar olduğunu unutuyoruz sanırım. İnsanı insansız bırakmak başarı değil ancak başarısızlıktır. Sosyal Ağların insanları sanal dünyada sosyalleştirirken gerçek hayatta yalnızlaştırdığından bahsedenlerin, insanı insansız bir ortamda yaşatmaya çalışması da bir paradokstan öte bir şey değildir.

DİJİTAL BAĞIMLILIK YARATAN TASARIMLAR

Avrupa Parlamentosu, çağımızın en büyük bağımlılıklarından olan Dijital Bağımlılıkla mücadelenin yaygın kullanılan uygulamaların tasarım aşamasında başlamasına dikkat çekiyor. Sanal dünyada kişisel verilerin korunması için gerekli olan Privacy by design (Tasarım Aşamasında Mahremiyet) düşüncesinden sonra Dijital Bağımlılıkla mücadele için Ethical by design (Tasarım Aşamasında Etik) düşüncesi de Avrupa Parlamentosunun gündeminde yerini almıştır. AB nezdinde yapay zekâ teknolojisinin en iyi olduğu alan olan insanların alışkanlıklarının analizi sonrası ilgi alanlarının tespiti ve ilgi alanlarına göre içeriklerin sunulmasında kullanılan Sonsuz Kaydırma ve Otomatik Oynatma yöntemlerinin engellenmesi doğrultusunda çalışmalar başlamıştır.

YAPAY ZEKÂ KULLANMAYAN KALDI MI?

Sormak istiyorum, Bir seminer öncesi kendisini dinlemeye gelen misafirlere kendi elleriyle bir sunu hazırlamamayı teknolojinin bir nimeti olarak gören konuşmacıya; Nasıl çalışmanın ve bilginin değerini o dinleyicilere anlatacaksınız? Okullarda hep araştırırken insanların daha çok öğreneceği anlatılır. Hatta akademik hayatlarının başında olan akademisyen adaylarına literatür çalışmasının aslında sadece bir liste oluşturmak olmadığı adı üzerinde Araştırma Görevlisi unvanının tam karşılığı olduğu söylenir. Araştırmaktır, üretmenin ilk adımı.