AVUKATLIK MESLEĞİ SADECE DİLEKÇE YAZMAKTAN MI İBARETTİR?
Son yıllarda yapay zekâ destekli hukuk teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte en sık duyulan yorumlardan biri şu…
Son yıllarda yapay zekâ destekli hukuk teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte en sık duyulan yorumlardan biri şu…
Yapay zekâ destekli avukat asistanı yazılımları, hukuk mesleğinin çalışma biçimini hızla değiştiren teknolojilerin başında geliyor.…
Teşekkürler Yapay Zekâ! Eskiden herkes sadece Futbol Yorumcusu, Politikacı ve Teknik Direktördü. Şimdi senin sayende herkes Ekonomist, Avukat, Yazılımcı, Şarkıcı, Doktor, Eczacı ve daha birçok konuda Uzman oldu. Ey Yapay Zekâ, Sen Nelere Kadirsin!
Sosyal medya, pek çok insan için bağlantı kurma, ilham alma ve hatta bir gelir kaynağı yaratma platformu haline geldi. Özellikle anneler arasında, hamilelikten itibaren başlayan ve çocukların büyüme süreçlerini adım adım paylaşarak geniş kitlelere ulaşan “anne blogger” veya “anne influencer” figürleri popülerleşti. Bu durumun bazı olumlu yanları yok değil. Destekleyici topluluklar oluşabiliyor, bilgi alışverişi yapılabiliyor ve bazı anneler bu platformlar üzerinden gelir elde edebiliyor. Ancak, madalyonun bir de karanlık yüzü var: çocuklarının mahremiyetini ve refahını ikinci plana atarak, takipçi sayısını artırma hırsıyla hareket eden anneler.
Her ne kadar internet bankacılığı ve mobil bankacılık kullanıcılarının bazı sorumlulukları olsa da Bankaların günümüz teknolojisine uygun olarak güvenli bankacılık hizmeti sunma sorumlulukları da bulunmaktadır. Sadece parola korumasının günümüz teknolojisinde yetersiz kalacağı aşikardır. Bankaların mutlaka yapay zekâ destekli güvenlik yazılımlarını kullanmaları ve en ufak bir şüpheli işlem tespit ettiklerinde kullanıcının hesabına bloke koymaları gerekmektedir. Aksi halde geri getirilemez maddi kayıpların oluşması kaçınılmazdır. Bankalar Güven Kuruluşlarıdır ve Güvenli Hizmet Sunmak Zorundadırlar. Müşterilerine İnternet bankacılığı ve mobil bankacılık hizmetleri kullanım sözleşmesi imzalatmak tek başına bu sorumluluklarından kurtulmalarını sağlamayacaktır.
BIRAKALIM BİZİ CHATGPT SAVUNSUN Maalesef her geçen gün yapay zekâ konusunda yeni bir şovenist yaklaşımla…
Yaşamın her alanında etkisini gösteren yapay zekâ teknolojilerinin kötü niyetli kullanımı gün geçtikçe artıyor. Özellikle…
Her yeni güne başladığımızda acaba yapay zeka bugün neyi başardı diye düşünür olduk. Öyle ki seminerlerde, konferanslarda ve benzer ortamlarda sahneye çıkan konuşmacılardan neredeyse %50’si sunumunun bir kısmını yapay zekaya hazırlattığını söyleyerek başlıyor konuşmasına. Eğitimde yapay zekanın faydalarını saymak için sayfalar yetmez oldu. Ama bir noktaya gelindi ki artık kimse iki satır yazmaz oldu. Zaten literatür araştırması pek yapılan bir faaliyet değildi artık hiç yapılmaz oldu desek yalan olmaz. Yüksek Öğretim Kurumu tarafından uzun zamandır beklenen açıklama ve hazırlanan doküman sonunda paylaşıldı.
Ürettiğimiz her hizmet veya malı insanlar için üretirken neden onları bu ekosistemin dışına çıkarmaya çalışıyoruz? Zaman zaman gezegenimizdeki en değerli varlığın bizler yani insanlar olduğunu unutuyoruz sanırım. İnsanı insansız bırakmak başarı değil ancak başarısızlıktır. Sosyal Ağların insanları sanal dünyada sosyalleştirirken gerçek hayatta yalnızlaştırdığından bahsedenlerin, insanı insansız bir ortamda yaşatmaya çalışması da bir paradokstan öte bir şey değildir.
Sormak istiyorum, Bir seminer öncesi kendisini dinlemeye gelen misafirlere kendi elleriyle bir sunu hazırlamamayı teknolojinin bir nimeti olarak gören konuşmacıya; Nasıl çalışmanın ve bilginin değerini o dinleyicilere anlatacaksınız? Okullarda hep araştırırken insanların daha çok öğreneceği anlatılır. Hatta akademik hayatlarının başında olan akademisyen adaylarına literatür çalışmasının aslında sadece bir liste oluşturmak olmadığı adı üzerinde Araştırma Görevlisi unvanının tam karşılığı olduğu söylenir. Araştırmaktır, üretmenin ilk adımı.
Son yorumlar