Site Loader

SOSYAL MEDYA ANNELİĞİNİN KARANLIK YÜZÜ

Sosyal medya, pek çok insan için bağlantı kurma, ilham alma ve hatta bir gelir kaynağı yaratma platformu haline geldi. Özellikle anneler arasında, hamilelikten itibaren başlayan ve çocukların büyüme süreçlerini adım adım paylaşarak geniş kitlelere ulaşan “anne blogger” veya “anne influencer” figürleri popülerleşti. Bu durumun bazı olumlu yanları yok değil. Destekleyici topluluklar oluşabiliyor, bilgi alışverişi yapılabiliyor ve bazı anneler bu platformlar üzerinden gelir elde edebiliyor. Ancak, madalyonun bir de karanlık yüzü var: çocuklarının mahremiyetini ve refahını ikinci plana atarak, takipçi sayısını artırma hırsıyla hareket eden anneler.

İNTERNET BANKACILIĞI VE MOBİL BANKACILIKTAKİ TEHLİKELER

Her ne kadar internet bankacılığı ve mobil bankacılık kullanıcılarının bazı sorumlulukları olsa da Bankaların günümüz teknolojisine uygun olarak güvenli bankacılık hizmeti sunma sorumlulukları da bulunmaktadır. Sadece parola korumasının günümüz teknolojisinde yetersiz kalacağı aşikardır. Bankaların mutlaka yapay zekâ destekli güvenlik yazılımlarını kullanmaları ve en ufak bir şüpheli işlem tespit ettiklerinde kullanıcının hesabına bloke koymaları gerekmektedir. Aksi halde geri getirilemez maddi kayıpların oluşması kaçınılmazdır. Bankalar Güven Kuruluşlarıdır ve Güvenli Hizmet Sunmak Zorundadırlar. Müşterilerine İnternet bankacılığı ve mobil bankacılık hizmetleri kullanım sözleşmesi imzalatmak tek başına bu sorumluluklarından kurtulmalarını sağlamayacaktır.

EĞİTİMDE ÜRETKEN YAPAY ZEKA KULLANIMINA BEKLENEN UYARI YÖK’TEN GELDİ

Her yeni güne başladığımızda acaba yapay zeka bugün neyi başardı diye düşünür olduk. Öyle ki seminerlerde, konferanslarda ve benzer ortamlarda sahneye çıkan konuşmacılardan neredeyse %50’si sunumunun bir kısmını yapay zekaya hazırlattığını söyleyerek başlıyor konuşmasına. Eğitimde yapay zekanın faydalarını saymak için sayfalar yetmez oldu. Ama bir noktaya gelindi ki artık kimse iki satır yazmaz oldu. Zaten literatür araştırması pek yapılan bir faaliyet değildi artık hiç yapılmaz oldu desek yalan olmaz. Yüksek Öğretim Kurumu tarafından uzun zamandır beklenen açıklama ve hazırlanan doküman sonunda paylaşıldı.

İNSANSIZ BİR DÜNYA DÜŞÜNÜLEMEZ

Ürettiğimiz her hizmet veya malı insanlar için üretirken neden onları bu ekosistemin dışına çıkarmaya çalışıyoruz? Zaman zaman gezegenimizdeki en değerli varlığın bizler yani insanlar olduğunu unutuyoruz sanırım. İnsanı insansız bırakmak başarı değil ancak başarısızlıktır. Sosyal Ağların insanları sanal dünyada sosyalleştirirken gerçek hayatta yalnızlaştırdığından bahsedenlerin, insanı insansız bir ortamda yaşatmaya çalışması da bir paradokstan öte bir şey değildir.

YAPAY ZEKÂ KULLANMAYAN KALDI MI?

Sormak istiyorum, Bir seminer öncesi kendisini dinlemeye gelen misafirlere kendi elleriyle bir sunu hazırlamamayı teknolojinin bir nimeti olarak gören konuşmacıya; Nasıl çalışmanın ve bilginin değerini o dinleyicilere anlatacaksınız? Okullarda hep araştırırken insanların daha çok öğreneceği anlatılır. Hatta akademik hayatlarının başında olan akademisyen adaylarına literatür çalışmasının aslında sadece bir liste oluşturmak olmadığı adı üzerinde Araştırma Görevlisi unvanının tam karşılığı olduğu söylenir. Araştırmaktır, üretmenin ilk adımı.

İLK YAPAY ZEKÂ YASASININ AYAK SESLERİ

Nisan 2021’de ilk adımı atılan yapay zekâ yasa tasarısının belirli bir olgunluğa erişmesi ve tüm Avrupa Birliği üyesi ülkelerde uygulanmaya başlamasının 2026 yılını bulacağı tahmin ediliyor. Aslında bu uzun süreç bile bu konuda karar vermenin ne kadar zor olduğunu gösteriyor. Neredeyse tüm mesleklerin kendine pay çıkardığı bu özel teknoloji ile ilgili ne kadar çok endişe verici düşünce olsa da aynı derece de vazgeçilmez olduğu gözler önüne seriliyor. Yasanın ana fikrinden de anlaşılacağı üzere yapay zeka içeren yazılımlar geliştirilirken henüz tasarım aşamasında (Privacy by Design) mahremiyetin sağlanması ve kişisel verilerin manipüle edilmesine müsaade etmeyecek güvenilir uygulamalar geliştirme konusunun öne çıktığı görülmektedir.

KAMU SPOTU NİYETİNE

KVKK, GDPR vb. kanun metinleri ancak kişiyi yasadışı eylemlere karşı koruyabilir. Bu videodan da görüldüğü üzere insanı kendisinden koruyacak bir mevzuat henüz düzenlenmiş değildir. İnsanı kendisinden korumak yasalarla mümkün değildir. Bu konuda insanın kendisini ve çocuğunu koruması için öncelikle muhtemel tehditleri anlaması ve idrak etmesi gerekmektedir. Sosyal ağlar gibi milyonlarca kullanıcının birçok farklı amaç için kullandığı platformlarda paylaşacağı verileri özenle seçmesi ve paylaşması alınabilecek önlemlerin en başında gelmektedir. Teknolojinin dost mu yoksa düşman mı olacağını yine teknolojiyi kullananlar belirleyecektir.