BIRAKALIM BİZİ CHATGPT SAVUNSUN
Maalesef her geçen gün yapay zekâ konusunda yeni bir şovenist yaklaşımla karşı karşıya kalıyoruz. Bir yanda mahkemeye vereceği trafik cezasına itiraz dilekçesini ChatGPT’ye yazdırıp cezasını iptal ettiren bir vatandaş, diğer tarafta tüm yazılım kodlarını yapay zekâ araçlarına yazdırdığını söyleyen bir uygulama geliştiricisi. Belki bu haberleri yapan kişilerin amacı ilgi çekerek sosyalleşmek ama bu sayede bazı meslekler üzerinde bir önemsizleştirme etkisi oluşmakta. Nasıl olsa ChatGPT yapıyorsa ona ne gerek var düşüncesi ile başlayan önemsizleştirme dalgası popülist yaklaşımlarla neredeyse tsunamiye dönüşmekte.
Sadece hukuk ve bilişim dünyası etkilenmiyor bu yaklaşımdan. Birçok mesleğin sorgulanmasına neden oluyor bu yaklaşım aslında. Son yüzyılın en önemli meslekleri arasında sayılan Avukatlık ve Bilgisayar Mühendisliği anlık kazanç sağlamaya çalışan sosyal medya fenomenleri sayesinde halkın gözünde değer kaybı yaşamakta. Ancak bu süreçten en büyük zararı yine vatandaş çekiyor. Sosyal medyadan edindikleri REELS seviyesinde bilgiler ile hayatlarında büyük etkiler yaratacak önemli olaylarda ChatGPT’den medet umuyorlar. Bir anda Google bilgeliği ChatGPT bilgeliğine dönüşüyor. Reels videolarından öğrenilen yöntemler ile sorunlarına ChatGPT ile çözüm arayan kullanıcılar bir dilekçe yazdırmak uğruna tüm kişisel verilerini internetin kollarına teslim ediyorlar. Bir yandan bu yapay zeka aracının gelişimine katkıda bulunurlarken bir yandan da siber suçlular için bir veri havuzu yaratma çalışmasında yer almış oluyorlar. Yıllarca Google’da yapılan arama sonuçlarının ChatGPT’nin eğitilmesinde büyük fayda sağladığı bilinen bir gerçek. Hemen hemen birçok uygulamada karşımıza çıkan yüz tanıma yapay zeka araçlarının da sosyal medyada paylaşılan fotoğraflar sayesinde bugünkü mükemmellik seviyesine geldiğini biliyoruz.
Mobil cihaz ve internet kullanımının nüfusa oranının neredeyse %90’ları bulmasına rağmen Dijital okur yazarlık gerçek anlamda %50’ler seviyesinde kalmış durumda. Bu durumun en önemli nedeni ise yoğun dezenformasyon altındaki sosyal medya yayımcılığı. Sosyal ağlarda yayımlanan reklamların yarattığı finansal hareketin müthiş bir cazibe yaratması da beklenen bir sonuç oluyor. Influencer, ya da instagram fenomeni olmak artık gençlerin en çok dile getirdiği gelecek planlarının başında geliyor. Kolay para kazanma düşüncesinin her dönem revaçta olduğu düşünüldüğünde eğlenerek para kazanmanın daha büyük bir ilgi odağına dönüşmüş olması da gayet normal bir durum. Kendi ödevini ChatGPT’ye yaptırmanın bilişimsel bir başarı olduğunu düşünen bir nesil yetiştiğini görüyoruz. Sosyal ağlarda sürekli akademik makale yazan yapay zekâ araçlarının tanıtımı yapılıyor. Akademik makale, akademik alanda yapılan çalışmaların bir ürünüdür. Akademik makaleyi bir dönem ödevi seviyesinde düşünerek yapay zeka araçlarına yazdırma düşüncesi de aslında akademik alana verilebilecek en büyük zarardır. Halen yapay zekayı insanın yeteneklerini güçlendirmek yerine insanın yerine geçirmeye çalışma düşüncesi yaygın olarak görülmektedir. Her alanda “Yapay Zeka” kavramının çekiciliğini kullanma çabasında olan popülist yaklaşımlar bir müddet sonra hiçbir alana yeni bir bilgi eklenmeyecek ve tüm bilim dünyası Avara Kasnak misali boşa dönmeye başlayacaktır. Gerçekten yapay zekadan faydalanmak istiyorsak yapay zekâ teknolojisinin insanın yerine değil yanına olacak şekilde kullanmamız gerekiyor. Bu teknolojiyi kullanarak yeteneklerimizi artırmamız, her alanda insan üretiminin artmasına ve bu üretilen verinin de yapay zekayı geliştirmesine neden olacaktır.




