YAZILIM TASARIMINDA YASAL UYUM
Günlük yaşamda o kadar fazla yazılım kullanıyoruz ki çoğu zaman bunun farkında bile değiliz. Özellikle web tabanlı uygulamaların internetin yaygınlaşmasıyla hayatın her alanında kullanıldığını söyleyebiliriz. Bankalar neredeyse yüz yüze bankacılıktan tamamen uzaklaşacaklar. Belediyeler tüm hizmetlerini internet platformuna taşıma derdindeler. Kamunun birçok hizmeti zaten yıllardır internet üzerinden veriliyor. Sağlık alanında neredeyse dijital dönüşümün tamamlanmak üzere olduğunu söyleyebiliriz. İşte bu dijital dönüşümün en önemli aktörlerinden birisi de yazılımlar. Temelinde internetin olduğu dijital dünyanın yazlımlar ile büyüdüğünü ve yaşadığını söylemek yanlış olmaz.
Kamu hizmetlerinden eğlenceye, sağlıktan eğitime tüm alanlarda bilgisayar ve interneti kullanmak artık bir zorunluluk olduğundan yazılımların hayatımızın olmazsa olmazı olduğu konusunda herkes hemfikir. Hemen hemen herkes cebinde bir bilgisayar taşıyormuş gibi bilişim dünyasının bir paydaşı olmuş durumda. Özellikle yazılımları kullanan kişilerin kişisel verileri başta olmak üzere finans bilgilerini de yazılımlar yoluyla paylaştıklarını düşündüğümüzde aklımıza ilk gelen yazılım güvenliği olmaktadır. Yazılımların daha tasarım aşamasından başlayarak geliştirilme sürecinde güvenlik ve mahremiyet anlayışıyla geliştirilmesi gerekmektedir. Kişisel verilerin mahremiyetinin korunmasında bu verileri işleyen, muhafaza eden ve farklı ortamlara aktaran yazılımların veri mahremiyetine uygun olarak geliştirilmiş olmaları önem kazanmaktadır. Özellikle yazılım geliştiren, yazılım projelerini yöneten mühendis ve yöneticilerin Kişisel Veri Güvenliği, Veri Mahremiyeti ve Yasal sorumluluklar konularında bilgi sahibi olmaları gerekmektedir.
Nasıl Hukuk dünyası bilişimin gücü olmadan başarılı olamayacaksa, yazılım dünyasının da yasal konularda desteğe ihtiyacının olduğu bir gerçektir. Günümüzde birçok alanda disiplinler arası yaklaşımın kaçınılmaz olduğu görülmektedir. Özellikle Avrupa Birliği Yapay Zekâ Yasasının 01.08.2024 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmesiyle birlikte Avrupa Birliği ülkelerine yazılım ihraç eden şirketler yazılım tasarımlarına büyük önem göstermek zorunda kalmışlardır. Henüz bu konunun yazılım şirketleri tarafından tam olarak anlaşılmadığı görülmektedir. Her ne kadar yasanın tüm boyutlarıyla tam olarak uygulanması 2 seneyi bulacak olsa da kademeli olarak uygulanmaya başlanmıştır.
Günümüzde yapay zekâ teknolojilerini gelişmesi nedeniyle birçok uygulama yapay zekâ teknolojilerini barındırmaktadır. Veri işlemeyen, veri tabanı içermeyen uygulama yok denecek kadar azdır. Yazılım şirketleri gelecekte yazılım ihracı konusunda tatsız sürprizler ile karşılaşmamak için tasarım aşamasından itibaren ürettikleri yazılımlarda yasal zorunlulukları ve yasal tahditleri bilerek yazılım projelerini yürütmek zorundadırlar. Kişisel verilerin muhafaza edildiği veri tabanının güvenlik derecesi, özel nitelikli kişisel verilerin muhafaza yöntemleri gibi birçok yasal zorunluluk ancak yazılım mühendislerinin hukuki farkındalıklarının artırılması sonucunda yerine getirilebilecektir. Bu alanda beklentimiz; gelecekte Yazılım Mühendisliği programlarında hukuk derslerinin de yer alacağı bir disiplinler arası öğretim yöntemine geçiş yapılarak yasal mevzuata uyumlu yazılım geliştirecek mühendislerin yetiştirilmesidir.




